Etiketler

Bu Blogda Ara

4 Ocak 2010 Pazartesi

oklu kirpi




Oklu kirpiler, memelilerin arasında en uzun dikenlere sahip olanlarıdır. Oklu kirpilerin postunda her türlü kılları bulmak mümkündür; yumuşak yün, sert kıllar, kısa dikenler, kalın, çok elastik, uzun, kıllar ve sert, uzun oklar. Bu okların bazıları 40 cm uzunluğa varır ve 7 mm kalınlığında olurlar. Okları çok sivri olur ve yaraladığı yerin iltihaplanmasına yol açabilir.
Eskiden oklu kirpilerin oklarını gerçekten fırlatabildiklerine inanılmıştır. Bu kesinlikle yanlıştır. Ama oklarını kendini korumak için kullandığı doğrudur.

kaplumbağa








Kaplumbağa (ya da tosbağa) Testudines takımını oluşturan çok sert ve kemiksi bir kabuk içinde yaşayan, ağır yürüyüşlü, dört ayaklı, sürüngen bir hayvandır.
Hareketleri yönünden ne kadar telaşsız ve ağır hayvanlarsa onların tarih boyunca gelişimi de o kadar yavaş olmuştur. Kaplumbağalar, öteki sürüngenlerle birlikte Mezozoik'in ilk dönemi olan Trias Çağı'nda ortaya çıktılar. 200 milyon yıldan beri kaplumbağaların vücut yapıları önemli hiçbir değişikliğe uğramamıştır. Halbuki kaplumbağalar, dünyada soyu henüz tükenmemiş en eski hayvanlardandır.
Açlığa pek dayanıklıdırlar. Çok uzun ömürlüdürler. Yüz, yüz elli yıl kadar yaşarlar.
Kaplumbağa sık sık ölümsü bir uykuya dalar. Yaşadığı çevrede sıcaklık düşmeye başlayınca hayvan iyice uyuşup kalır. Bol Güneş ışığı alan kuru topraklarda kendine bir delik kazıp bütün kışı orada geçirmek üzere içine girer.
Günümüzde, soyunu sürdürmekte olan 250'ye yakın kaplumbağa türü bulunmaktadır.

Kaplumbağanın kabuğuna bağa denilmektedir.

kelebek



Kelebek, böceklerin, pul kanatlılar veya kelebekler (Lepidoptera) takımının kanatlı fertlerine verilen genel ad. 150.000 kadar türü bilinmektedir.
Vücutları kiremit dizilişi şeklinde renkli pullarla örtülüdür. Pullar, uçları yassılaşarak genişlemiş kıllardır. Ufak sarsıntılarda koparlar. İki çift olan kanatlarının büyüklüğü türlere göre değişir. Pek az türde ve bazı türlerin dişilerinde kanat bulunmaz. Emici tipteki ağız parçaları hortum şeklindedir. Kullanılmadığı zamanlar bu hortum başın alt tarafında helezon biçiminde kıvrılır. Balözü emerler. Çiçeklerin balözünün tadını ayaklarıyla alırlar. Tat alma cisimcikleri ayaklarına yerleşmiştir. Ayaklarıyla çiçeğin suyunu kontrol ederler. Beğendikleri takdirde kıvrılı duran hortumlarını uzatarak emerler.

kuğu



Kuğu (Cygnus), ördekgiller (Anatidae) familyasına ait çok iri ve beyaz su kuş türlerinin ortak adı.


Erişkinleri siyah uçları olan turuncu gagaları ve siyah yüz çıkıntıları haricinde tümüyle beyazdır. Ergeni başlangıçta mat gri-kahverengidir, daha sonra gri gagası ve siyah yüz izi ile yamalı hale gelir. Boynunu "S" biçimine sokarak ya da gagasını aşağı doğru eğip boynunu dik tutarak yüzer; kuyruğu sivri uçlu ve çoğu kez yukarı doğru kalkıktır. Başını ileriye doğru iyice uzatarak uçar ve uçarken hafif kavisli tuttuğu kanatlarından derin, müzikal ve ritmik bir ses yükselir. Otçul hayvanlardır. Yumurta ile çoğalırlar.

Türleri;
Kara kuğu (Cygnus atratus)
Bewick kuğusu (Cygnus bewickii)
Borazan kuğu (Cygnus buccinator)
Küçük kuğu (Cygnus columbianus)
Ötücü kuğu (Cygnus cygnus)
Kara boyunlu kuğu (Cygnus melanocorypha)
Sessiz kuğu (Cygnus olor)

mandarin ördeği(ağaç ördeği-gelin ördeği)

Mandarin ördeği (Aix galericulata), Ördekgiller familyasından orta büyüklükte çok renkli bir ördek türüdür.

Yaklaşık olarak 41-49 cm uzunluğunda, 65-75 cm kanat açıklığındadır. Erkek ve dişi arasında oldukça belirgin tüy rengi farklıklıkları vardır. Erkekler göz alıcı ve çeşitli renkleriyle oldukça dikkat çekiciyken, dişiler oldukça sıradan tüylere sahiplerdir.
Yetişkin erkekler çizgili ve oldukça belirgin şekilde tanınabilen kuşlardır. Kırmızı bir gagası, geniş yarımay biçimli beyaz göz çerçeveleri ve kırmızımısı bir yüzü ve yanakları vardır. Göğsü iki dikey beyaz şeritle bölünmüş mordur. Yan tarafları kırmızımsı ve sırta doğru turuncular içerir. Dişiler Carolina ördeğinin dişilerine benzerdir, göz etrafında ve gözün arkasından sırta kadar uzanan beyaz şeritleri vardır, alt kısımlar daha soluktur ve yan taraflar beyaz çizgilidir. Gagasının ucu soluk renklidir.Yabani hayatta Mandarin ördekleri, sığ göllerin yakınındaki kalabalık koruluklar, çalılar ya da küçük havuz bitkilerin yakınlarında yaşarlar. Yuvaları su yakınındaki ağaç oyuklarına yaparlar. Yumurtadan çıktıklarından kısa süre sonra anneleri yere doğru uçarak yavruları oyuktan çıkmaları için kandırır.
Asya'da bulunanlar kışları Çin'in doğusuna ve Japonya'nın güneylerindeki ovalara göç ederler

akbaba

Akbaba, gündüz yırtıcıları (Falconiformes) takımının Yeni Dünya akbabaları (Cathartidae) familyasını ve Atmacagiller (Accipitridae) familyasına ait Eski Dünya akbabaları (Aegypiinae) alt familyasını oluşturan ve iri, leş yiyen kuşların ortak adıdır.

Akbabaların başları kel kursakları büyüktür. Yürümeye ve leşleri tutup kaldırmaya uyum sağlamış olan ayakları iri ama güçsüz, tırnaklarıysa yassıdır. Gagaları genellikle eti ve deriyi koparabilecek kadar güçlü ve kalındır. Görme duyusu bütün türlerde, duyma duyusu ise hindi akbabasında gelişmiştir.Akbabalar Avustralya ve Okyanus Adaları dışında bütün ılıman ve tropik bölgelere dağılmıştır.

kaplan








Kaplan (Panthera tigris), kedigiller (Felidae) familyasından etçil bir memeli hayvan türü ve büyük kediler ailesinin dört üyesinden biridir. Süper yırtıcıdır ve vahşi hayatta bulunan en büyük kedi türlerinden biridir.Hint alt-kıtası dünyada yaşayan vahşi kaplanların %80'ine ev sahipliği yapmaktadır. Kuzeyde Sibirya, güneyde Hindistan ile Malakka yarımadası arasındaki bölgelerde bulunur.
Çoğu kaplan kamuflajlarının uygun uyum sağladığı ve hızlı veya daha çevik avları yakalamlarının daha kolay olduğu ormanlarda ve otlaklarda yaşar. Hindistan'da, Türkiye'de,(Türkiye'de 1970'ten beri sadece 3 kez görüldü.) Çin'de neredeyse tüm Asya'da yaşarlar. Büyük kediler arasında sadece kaplan ve jaguar iyi yüzücülerdir. Kaplanlar sık sık su birikintilerinde, göllerde ve nehirlerde yıkanırlarken bulunurlar. Kaplanlar yalnız avlanırlar ve birincil olarak geyik, yaban domuzu, gaur, ve manda gibi orta ve büyük boyutlu otçullarla beslenirler. Buna rağmen arada sırada küçük avları da yakalarlar.
Kaplanların tek ciddi avcısı onları sıkça postu için yasadışı bir şekilde öldüren insandır. Aynı zamanda kemikleri ve neredeyse tüm vücut parçaları geleneksel çin tıbbında ağrı kesiciden afrodizyaklara kadar değişen bir alan için kullanılır. Kaçak avlanma ve ortamlarının yok olması kaplanların sayılarını büyük oranda azalttı. Bir yüzyıl önce dünya da 100 000'den fazla kaplan varken bugün bu sayı 2500 üreyebilen bireyi geçmez.